Bu proje, yerden binanın tepesine kadar uzanan ve dinamizm ile büyüme hissini yansıtan yükselen bir ritim yaratan dikey kutuların kombinasyonu ile tasarlanmıştır. Bu tasarım, sadece bir yükselme hissi uyandırmakla kalmaz, aynı zamanda yapı ile gökyüzü arasında görsel bir bağ kurar.
Bu dikey kutuların yanı sıra, mimari ritmi takip ederek yukarı doğru genişleyen, basamaklı bir düzenle çalılar dikilmiştir. Yeşil alanlara yönelik bu tasarım, doğanın yapının içinde tırmandığı izlenimini verir ve yaşayan bir dikey bahçe deneyimi sunar. Çalıların düzenli ve kademeli yerleşimi, binanın varlığını yumuşatmaya yardımcı olur ve çevredeki ortamla organik bir bağ kurar.
Yazd’ın coğrafi konumu ve bölgedeki güneş ışığının şiddeti göz önüne alındığında, güneş ışığını kontrol etmek için cepheye dikey alüminyum elemanlar entegre edilmiştir. Bu özellikler, yalnızca doğrudan güneş ışığının etkisini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda dinamik ışık ve gölge desenleri oluşturarak binaya gün boyu canlı ve sürekli değişen bir görünüm kazandırır.
Kutular için ana malzeme, Yazd’ın yerel mimarisinden ilham alan ve çağdaş gereksinimleri karşılayan kaahgel’dir (geleneksel çamur sıva). Malzeme ve formun bu düşünülmüş kombinasyonu, gelenek ile modernite arasında hassas bir denge yaratır.
Yükselen kutuları, basamaklı yeşil alanları ve ışık ile gölgenin akıllıca kullanımı sayesinde bu proje, Yazd’ın iklimi ve kültürel kimliğiyle mükemmel bir uyum içinde olan dinamik bir mimari sunar.
